Ana sayfa

Kültür&Edebiyat

Düşünce&Yorum

Haber&Kritik

Linkler

Sizden Gelenler

Ziyaretçi Defteri

Müzik

Forum

Dosyalar

Video

Üyeler

English qarTuli

İletişim
Bugün : 6 Mayıs 2024   
 
 
Forumdaki Son cevaplar : Anayasalara Göre Türk Kavramı..(admin) Gürcü Kavramı..(-) Tarihi ve Sosyolojik Olarak Türk Kavramı..(-) Lozan Andlaşmasına Göre Azınlık ve Türk ..(admin) Yeni Osmanlıcılık ve Acaristan..(-) Cami-Kilise Onarım Anlaşması ve Kartvel ..(-) Sarı Gelin, Gürcü Kralının Kızı..(-) Artvinin Rus, İngiliz ve Kartvel İşgalin..(artvinli) E Harfi..(-) D Harfi..(-)
Giris Yapınız veya Hala üye değil misiniz ?
Menü
Gamarcoba.Com
    Hakkımızda

Kültür&Edebiyat
    Hikaye-Masal
    Fabl
    Mani-Tekerleme
    Dinsel Materyaller
    Yemek Tarifleri
    Diğer Materyaller
    Acarca (Açh'aruli)

Düşünce&Yorum
    Site Yazarları
    Konuk Yazarlar
    Alıntı Yazılar
    Kaynak Yazılar
    Kitap-Dergi

Haber&Kritik
    Yurttan Haberler
    Gürcistan Haberleri
    Acaristan Haberleri

Linkler
    Türkçe Siteler
    İngilizce Siteler

Görüşleriniz
    Sizden Gelenler
    Ziyaretçi Defteri

Müzik
    Enstrümantal
    Karadeniz-Artvin
    Gürcüce
    Gürcüce İlahi

Forum
    Tartışmalar

Diğer Diller
    English
    qarTuli



İstatistikler

(Doğum Günü)

ahmet61
veteriner16
mikelet
Nice yıllara..


(Üyelik Sistemi)

Son üyemiz : gurcuu
Bugün : 0
Dün : 0
Onay bekleyen : 0
Toplam üye : 1182

(Kimler Bağlı)

 Bağlı üye yok..

(Sitede aktif)

Üye : 0
Misafir : 2
Toplam : 2

(Bilgileriniz)

Port : 5664
Ip No : 3.137.161.222
Sistem : ClaudeBot/1.0
Tarayıcınız : compatible
Bugün :
Saat :

(Site sayacı)

» Tekil Sayaç
Tekil : 424
Çoğul : 424
Toplam : 848
» Çoğul Sayaç
Bugün : 3895445
Dün : 3936659
Genel : 7831736

» Bir Sınır Hikayesi ve Yurt Kavramının Anlamı

Üç kıtaya yayılmış Osmanlı’nın devamı, mirasçısı olarak bugünkü sınırlara sahip ülkemizde, sınırların belirlenmesi sürecine ilişkin birçok yaşanmış hikaye anlatılır, değişik portreler çizilir. Uzun yıllar aynı ülkenin (Osmanlı) topraklarında birlikte yaşamış, hayatını buna göre şekillendirmiş halklar, savaşlar sonucunda ortaya çıkan tabloda çeşitli nedenlerle ayrı kalmışlardır.

 

Bu yeni durumda kimi halklar kalan topraklara göç etmiş, kimi ise bulunduğu yeri yurt kabul ettiği için veya başka çaresi olmadığı için ya da birtakım propagandalara aldanarak ayrı düşmüşlerdir. Bir taraf daha düne kadar su ihtiyacını karşıladığı çeşmesinden, diğer taraf hayvanlarını otlattığı yaylasından ayrılmıştır. Bu sınır hikayeleri zaman zaman filmlere de konu olmuştur. Örneğin Kemal Sunal ve Metin Akpınar’ın rol aldığı Propaganda Filmi, Güneydoğu sınırının çizilmesiyle ilgili hikayelerin, traji-komik bir anlatımından başka bir şey değildir.

 

Benzer hikayelerin, diğer sınırlarımız, bu arada Kuzeydoğu sınırımız bakımından da mevcut olduğu kuşkusuz… Aşağıdaki (çeviri) yazı da bu sınırımızla ilgili. Ancak karşı tarafta kalanların bakış açısıyla… Artvin’in sınırdaki yöresi veya vadisi Macahel (Camili) ile ilgili olan yazı, Tiflis’teki Kafkasoloji Enstitüsünün, Kartça çıkan dergisinde, kaynak belge olarak yayınlanmış. Macahel vadisi, 18 köyden oluşuyor ve sınır belirlemesi sonucunda (ki bu konuda halkın tercihleri rol oynamış) 6 köy bu tarafta, 12 köy diğer tarafta kalıyor. Kişisel hatıra aktarımı şeklindeki yazıda Macahel’in bir arada olduğu dönemdeki yaşam tarzı ve özellikle bölünmenin gerçekleşmesinden sonra karşı tarafta yaşananlar, komünist yönetim, göç etme, geriye dönme konuları nispeten objektif bir şekilde anlatılıyor ve sonuçta özgür olmayan topraklarda, orasını “yurt” kabul ederek kalmadan duyulan pişmanlık, veciz bir şekilde vurgulanıyor.

    

Sanırım zamanıdır…(me gonia droa)

 

İyi hatırlıyorum o mutlu dönemi, Macahel vadisi bir aradaydı ve o zamanki Gürcistan düzenlemesine tabiydi (?). Karçhal’ın dağları kayalıktır, burada halk ancak küçükbaş havyan yetiştirebiliyordu, yaşamı da fena değildi. Bizim köyün Karçhal dağının karşı tarafında yazlık yaylalarımız vardı, ki oradan avuç içinde gibi Şavşat ve Ardanuç’un yüksek yerleri görünüyordu. Maalesef 1921-1922 yılları geldi ve Macahel’in büyük bölünmesi gerçekleşti, o yaylalar ile altı köy Türkiye tarafında kaldı. Bu pakt (anlaşma) iki tarafı büyük bir düzensizliğe gark etti. Kavtaret köyünün halkı bir şekilde Gürcistan’ın sınırlarına girmeyi becerdi, fakat yaylaları kaybettiler. O zaman kimse tahmin etmiyordu, yeni düzenin bu kadar kanlı olacağını…

 

Yıllar geçiyordu, belaya bela ekleniyordu, vergilere vergi. Örneğin her üç ayda bir et vermemiz gerekiyordu, beslenen hayvanlara göre yağ, yün, ipek ve tütün. Buradan halk gümüş para alıyordu. Bu desteği de aldılar ve parayla borçlandırdılar. Buradaki halk dehşete düştü ve Sovyet iktidarına şüpheyle bakmaya başladı.

 

1935-1937 yıllarında bize kolektif düzen geldi ve halktan topraklarını tamamen aldılar:

 

Toprağı zorla aldılar

Kolektiflere verdiler

Halkı köleye-esire çevirdiler

Kazakistan’a da sürdüler

 

Kavtaret köyünde kim kendi isteğiyle Gürcistan sınırlarında kaldıysa, daha o zaman altı kişiyi yakaladılar ve kurşuna dizdiler. Sonra tüm köyü kaldırdılar ve Orta Asya yolunu gösterdiler. Şansına Gorgazet ile Sapikriyet ayrıldı. Birçok Gürcü merhametsizce öldü yabancı topraklarda ve geriye dönmek mümkün olmadı. Bu üç köy bugün de boşalmış vaziyettedir. Askerlerle birlikte kendi evimi buldum, dikenler-otlar her şeyi örtmüştü, fevkalade içim koptu.  Bizim ocağımız (ailemiz), gerçekte o zaman sürülmemişti, ama devamlı korku içinde olmaktansa, karşı tarafa geçmeyi seçtik ve hayatımızı da koruduk. Bu 8 Eylül 1939’da oldu.  

 

Ondan sonra uzun bir süre geçti. Ben tekrar yurduma geri döndüm. Birçok şey iyi yönde değişmişti, halk da biraz nefes almıştı, fakat kolektife herkim bulaşmışsa.  Yani bu olduğu sürece, köylünün belini doğrultması yazılı değil. Gerçeğe önce bakalım ve köylünün kendi malvarlığını istemesine yol verelim. Bugün ne oluyor:

 

“Çoktan ısındı, soğuk yok,

İlkbahar gelmiş,

Kolektifler renk değiştirmiş,

Ticari olmuşlar

Herkes teyakkuz halinde

Geri kalan ileri gidiyor

Bu kolektifi niye bozmuyorlar

Bunu bir anlatsana!

 

Sanıyorum, zamanıdır, boşalmış köylere bakalım, ayağa kaldıralım, canlandıralım. Ama bu gerçekleştirilemez, ta ki önce köylülerin toprakları, kendi özel mülkiyetlerine geçirilmezse ve bu lanetlenesi kolektif yaşam tarzı bunu vermez.

 

Otuz yedi yıl yabancı diyarda yaşadım. Nerdeyse bulduğumuz herhangi bir yerde yaşam kurduk, güçlendik, kuvvetlendik, öküz-inek edindik, kendimize ait çiftçilik yaptık ve böylece nefes aldık. Türkiye’de kolektifliğe geçiş düşüncesi yok, özgürce yaşıyorlar, herkes elinden ne geliyorsa yapabiliyor. Gurbette her şeye sahiptik, yurt dışında. Bu sevgimiz 18 kişiyi geri döndürdü. Ama neye yarar, evlatlarımı komünist diktatörlüğe katamadılar ve on sekizden on dördü tekrar yurtdışına sürüldü.

 

Şimdi düşünüyorum da yurt dahi cehennem gibi olur, eğer ona özgürlük güneşi yansımıyorsa.

 

İbrahim Goradze.

 

Amiran Dergisi, 2005.


 Yazan : aliarslan | Okunma : 4557 | Yorum ( 0 )

Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Hatırla :
 

 


 Yeni Kayıt !
   Şifremi Unuttum !


 
    Ali Arslan

Kartvelliğin Hıristiyanlıkla İlişkisi


    Deniz Mirza  

Neden Gamarcoba?




Yeni 5 yazı
Müslüman Türk Ülkesi Acaristan
Gürcüler, Zanlar ve Svanlar
Legal Status of Religious Confessions in Georgia
Was Turkey preparing to occupy Adjara?
The Great Game: Turkey and Russia in the Caucasus

Hit 5 dosya
Gürcüce (Kartça)-Türkçe Sözlük
Hz. İsa ve Efraim-Yol Arkadaşı (Gürcüce Çizgi Film)
Çağrı Filmi (Gürcüce)-1
İngilizce - Gürcüce (Kartça) Sözlük
Ömer Muhtar Filmi (Gürcüce)-1

Kayan Yazı
* Blavi katsi kal dakeps (Aptal adam, karısını över)

* Leke iav da tsotshali iav (Korkak ol da hayatta kal)

* Miçvevli cirits kaya (Alışılmış maraz da iyidir)

* Sahlşi gazdil hobos har ar vetvit (Evde büyümüş danaya tosun demeyiz)

* Tav dağebuli, kud gağriyelebuli (Başı eğik, kuyruğu dik)


Mini Player

[ Yeni pencere aç ]


Ana Sayfa
Haberler
Dosyalar
Yazılar
Flashlar
Resimler
MP3
Videolar
Linkler
Sohbet
Z. Defteri

2004 © Copyright GAMARCOBA.COM
< Teşekkür WeBCaKaLi.AspSitem 1.8 >